Cem Bilgin

Dans etmeye 6-7 yaşlarında “Saturday Night Fever”ı izledikten sonra John Travolta’yı taklit ederek başladı. Michael Jackson ve 90’lı yılların yabancı sanatçılarını televizyondan takip edip gördüklerini kendi bedenine oturtarak devam etti. İlk gösterisini evde ailesine yaptı. Bir süre sonra babasının çalıştığı otelin tiyatro sahnesinde Michael Jackson’dan öğrendiklerini kalabalık seyirci kitlelerine gösterme şansı yakaladı. Sahnedeyken alkış sesini ilk duyduğunda artık hayatı boyunca dans etmek istediğini biliyordu.

İlk işi olarak 17 yaşında bir otel resepsiyonunda çalışırken dans tutkusu onu “entertainment” bölümüne yöneltti. Artık sadece Michael Jackson gibi dans etmiyor, farklı ülkelerden gelen dans eğitmenleri ile çalışıp farklı stillerde kendini sınıyordu. Bunun yanı sıra jest-mimik esprilerinden oluşan gösterilerle kalabalığı güldürmeye çalışıyordu. Bu onun bedeniyle olan yolculuğunun yanında oyunculuğa da ilgi duymasına yol açtı. Bu süre içerisinde çalıştığı uluslararası oteller zincirinde ilgisini çekecek, başka bedensel etkinliklere de katılmaya başladı. Brezilyalı capoeira performansçılarıyla, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen break dansçılarıyla, Romen akrobatlarla, Çinli Shaolin rahipleriyle ve dünyanın çeşitli noktalarından profesyonel dans eğitimi almış, farklı tarzlardan gelen dans performansçılarıyla zaman geçirdi. Beden ve hareket üzerine sohbet edip, eğitim alabileceği ve paylaşım yapabileceği bir çok arkadaş edindi.

Animasyon ve otel hayatını 2006’da bırakıp, televizyonda yayımlanan “Benimle Dans Eder Misin?” yarışmasına katıldı. Tan Sağtürk’ün dans okulunda eğitmenlik yaparak gösterilerinde dans etti. Candaş Baş’ın çağdaş dans derslerine katıldı ve aldığı eğitimi kendi hareket kalitesine kattı. Çizim yapmanın da hareket etmek kadar keyifli olduğunu keşfedince (ki bu dansı keşfettiği ana tekabül etmekte) çeşitli materyallerle çizgi karakter tasarımları, illüstrasyon, karikatürler ve resimler yapmaya başladı. Hazırladığı performanslar için kostümler tasarlarken bir yandan da oyunculuk kariyerini ilerletmekteydi. İstanbul’da bulunduğu süreç içerisinde çeşitli dizi, reklam ve video kliplerde yer aldı. Bu yöndeki en heyecan verici tecrübesi, çekimleri iki yıl süren “Nefes” adlı sinema filmi oldu.

“Dans etmek hareketten ibaret degildir.” diyen Cem, günümüzde de dans etmeye ve kendini geliştirmeye devam etmekte.

Fotoğraflar

Videolar